12 Ağustos 2014 Salı

ÖRNEK ÇİNİ DESENİ

İznik çini deseninde Tavus kuşu cennet kuşu olarak simgelenmektedir.
  • Tavuskuşu, Antik Yunanistan'da tanrıça Hera'nın simgesidir. Tanrıçaya hizmet eden çok gözlü dev ArgosHermes tarafından öldürülünce, tanrıça devin gözlerini tavuskuşunun kuyruğuna serper.
  • Yezidilik inancında Tanrı Azda tarafından yaratılan, kendisine evreni ve insanları yaratma görevi verilen Melek-Tanrının simgesidir.
  • İslam inancında bolluk, mutluluk, refah gibi iyi kavramlarla özdeşleşmiştir.





8 Ağustos 2014 Cuma

Mustafa Kemal Atatürk Baskılı Çini Tabak 30cm

Mustafa Kemal Atatürk Baskılı Çini Tabak 30cm


Mustafa Kemal Atatürk Baskılı Çini Tabak 30cm,

Mustafa Kemal Atatürk Baskılı Çini Tabak 30cm,

5 Kasım 2013 Salı

Terfii Hediyesi Vip İznik Çini Tabak

Terfii Hediyesi Vip İznik Çini Tabak, Eşsiz mavi laleler ve nar desenleri ile sanat eseri bir çalışma.

Çini Tabak

Bakan Çelik, kendisini ağlatan ünlü oyuncuya koltuğunu devretti

ANKARA - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde, 23 Nisan Ulusal Çocuk Bayramı dolayısı ile koltuğunu ‘Babam ve Oğlum’ filminin sevilen çocuk oyuncusu Ege Tanman’a devretti. Filmin kendisini ve ailesini ağlattığını söyleyen Bakan Çelik, bakanlığının bu tür koltuk değişimlerine alışık olmadığını belirtti. Tanman da bugünün önemine dikkat çekti. Tanman, çocuk işçiliğinde düzenlemeler içeren değişiklik teklifini Bakan Çelik’e sundu. 

Bakan Faruk Çelik, Oyuncular Sendikası Genel Başkanı Mehmet Ali Alabora’yı ve yönetim kurulu üyesi oyuncuları makamında kabul etti. Mehmet Ali Alabora, Ali Kemal Sayın, Şebnem Sönmez, Tuba Erdem ve Babam ve Oğlum filminin ünlü çocuk oyuncusu Ege Tanman’dan oluşan heyet, 23 Nisan Ulusal Çocuk Bayramı dolayısı ile Bakan Çelik’e çocuk işçiliği ile ilgili bir yasal değişiklik önerisinde bulundu. Özellikle oyunculukla ilgili çocukların çalışma şartlarını düzenleyen teklifi sunan sendika temsilcileri, Bakan Çelik’ten destek istedi. 

"TALİMATLAR AĞIR OLMASIN"

TBMM açılışının 93. yıldönümü vesilesi ile oyuncuları Bakanlık'ta ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çelik, bugün bir anlamda çocukların günü olduğunu belirterek, bu anlamlı günü çocuklara armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bugünün anısı ile rahmetle andığını söyledi. Daha sonra sözü koltuk değişimine getiren Çelik, koltuk değişimin kendi bakanlığı için pek yaşanmayan bir olay olduğunu dile getirdi. Fakat Babam ve Oğlum filminin sevilen çocuk oyuncusu Ege Tanman’ın koltuğa oturmak için geldiğini belirten Çelik, Babam ve Oğlum filmini izlerken ailecek duygulandıklarını ve ağladıklarını söyledi. Çelik, konuşmasının ardından bu anlımlı günde koltuğu Ege’ye devrettiğini kaydederek, talimatların ağır olmaması isteğinde bulundu.

ÇALIŞAN ÇOCUKLARA DİKKAT ÇEKTİ

Bakan Çelik’in koltuğuna oturan Ege Tanman da sözlerine TBMM’nin kuruluşunun 93. Yıldönümü dolayısı ile 23 Nisan Ulusal Çocuk Bayramı’nı kutlayarak başladı. Bu vesile ile çalışan çocukları ilgilendiren bir açıklama yapmak istediğini dile getiren günün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Tanman, şöyle konuştu: "Dünyada ulusal ve uluslar arası sözleşmelere aykırı olarak çalışan çocuğun oğlunu biliyoruz. Türkiye’de TÜİK’in açıkladığı çocuk işgücü verilerine göre de 893 bin çocuğun çalışma hayatında olduğu görülmektedir. Bakanlığım bu önemli sorunun çözümü için kamu kurum ve kuruluşları, işçi ve işveren kuruluşları, STK’larla ve üniversitelerle işbirliğini sürdürmektedir. 2005-2015 program dahilinde bazı projeler bakanlığım tarafından yürütülmektedir." diye konuştu. 

Çocuk işçiliğinde şartların iyileştirilmesi için ne gibi çalışmalar yapacakları yönündeki soruya da Tanman, tarafların da katkısı ile iş kanunun 71. Maddesinin ek 1mevzuat çalışmasının yürütüldüğünü, bu çalışmanın sona gelindiğini ve bir çocuk oyuncular kampanyasının hazırlandığını bildirdi. 

FARUK ÇELİK'TEN YENİ BAKAN TANMAN'A SORU

Günün Bakanı Tanman’a bir soru yönelten Faruk Çelik, 15 yaşından küçük çocukların çalışmasının yasak olduğuna dikkat çekerek, fakat sanatsal ve kültürel faaliyetlerde çocukların çalışabileceği, dayanak olarak ta İLO sözleşmesi AB direktifleri olduğunu belirtti. Bununla ilgili bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunun görüldüğünü ifade eden Çelik, sivil toplum örgütleri ile bu işin bir noktaya gelmesi gerektiğini, taraflarla bu sorunu nasıl çözeceklerini sordu. Çelik’e cevap veren Tanman, şu ifadeleri kullandı: "Bunun için STK’larla çalışmalarını sürdürüyoruz. Çocuk işçiliğinin önlenmesi için zamana bağlı program ve politikalar çerçevesinde, bakanlığımız ve taraflar iş kanunun 71. Maddesinin ek 1 mevzuat düzenlemesini gerçekleştiriyoruz."

ALABORA: TEKLİF HİÇ BEKLETİLMEDEN MECLİSE İNMELİDİR

Bir gazetecinin sorunun çözümünde işçi ve işverenlerle görüşmenin zorluğuna dikkat çekmesi ve bu konuyu nasıl çözeceklerini sorması üzerine de Tanman, sözü Oyuncular Sendikası Genel Başkanı Memet Ali Alabora’ya attı. Çocuğun söz konusu olduğu yerde işçi ve işveren pazarlığının söz konusu olamayacağını belirterek, "Çocuklar hepimizin önceliği olmalı. O yüzden koordinasyon çalışması ile bir yasa teklifinin bence acilen hemen yarın TBMM’ye indirilmesi gerekiyor. Bu çalışma çocuk işçiliği ile ilgili sembol bir çalışmadır. Çocuk işçiliği hiçbir şekilde mazur görülecek bir şey değildir. Tek istisna kültürel ve sanatsal faaliyetlerde çalışan çocuklardır, o da çok kısıtlıdır. Zaten hazırlanan yönetmelik taslağı da uluslar arası standartlarına göre çok kısıtlı bir hale getiriyor. Onun için bu çocuk işçiliği için sembol bir çalışma." sözlerini dile getirdi. 

BAKAN ÇELİK'TEN DESTEK SÖZÜ

Konuşmaların ardından Tanman, bakanlığa sunulan teklif ile ilgili bilgi verdi. Teklifin çocukların iş koşullarının, çalışma sürelerinin ve sağlık sorunlarının düzenlenmesini kapsadığını belirtti. Daha sonra Bakan Faruk Çelik, Tanman’a kalem hediye ederek, getirilen teklifin dikkate alınacağını ve destekleneceğini bildirdi. Çelik, oyuncu Alabora’ya da çini hediye etti. 

Osmanlı'nın 'Arz Odası' yenilendi

İSTANBUL - Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetildiği İstanbul’daki Topkapı Sarayı’nın ‘Arz Odası’ restore edildi. 616 bin lira harcanarak orijinal dokusuna kavuşan odada, Osmanlı İmparatorluğu devlet görüşmelerini yapıyordu. 

İstanbul İl Özel İdaresi tarafından 2011 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları sarayın en özel alanlarından birini kapsadığı için çok titiz bir şekilde yürütüldü. Topkapı Sarayı’nın üçüncü büyük kapısı Babüssaade’den girilince hemen karşıda yer alan odanın, döneminde devlet görüşmelerinin yapıldığı ve önemli konukların ağırladığı alan olduğu biliniyor. Dönemin ihtişamını ve göz alıcı havasını geleceğe taşımak için özenli bir çalışma yürüten restorasyon ekibi, yapının eski fotoğraflarından da yararlandı. Ön yüzdeki değerli çini ve levhaların bulunduğu alan, kalem işleri ve maruzat kapısı bölümlerindeki çini panoları aslına uygun olarak yenilendi. 
Çalışmalar sırasında dış cephe üzerinde daha önce yapılmış sıvama nedeniyle ortadan kaybolan kalem işi izlerine de rastlandı. Bu bölümde yer alan kalem işi örnekleri de yenilerek eserin kaybolmuş önemli bir parçası da yenilenmiş oldu. 

DİNLEMEYE KARŞI ZAMANIN ÖNLEMİ ÇEŞME

Günümüzde de büyük önem verilen devlet işlerinde gizliliğin sağlanması için Osmanlı Sarayı’nda da bazı tedbirler alındığı biliniyor. Bunun için Arz Odası’nın tek parçası olan çeşmenin de bu amaçla yapıldığı ve su sesi ile odada konuşulanların dışarıdan duyulmasının engellenmesinin amaçlandığı tahmin ediliyor. Bu çeşme de çalışma kapsamında yenilendi. 

Arz Odası’nın Fatih Sultan Mehmet zamanında yapıldığı tahmin ediliyor. Tanzimat dönemine kadar Osmanlı padişahlarının devlet görüşmelerini yaptığı küçük bir salona sahip olan yapının içinde III. Mehmet tarafından yaptırılan bir taht bulunuyor. Tahtın üzerindeki süslemeler ve odanın perdelerinden eşyalarına kadar bütün unsurları inci ve zümrüt taşlarıyla süslenmiş. Tahtın yanında bronzdan yapılmış süslü bir ocak bulunuyor. Babüssaade tarafındaki ‘Maruzat Kapısı’, soldaki kapı ise ‘Pişkeş Kapısı’ olarak adlandırılıyor. Dışarıdan gelen ve huzura kabul edilecek olanlar Maruzat kapısından girerlerdi. Elçilerin sundukları hediyeler de soldaki ikinci kapıdan içeri alınırdı.

Asırlık cami restore edildi

ZONGULDAK - Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde 5 ay önce tamamen yanan asırlık mescit, restore edildi. Pazar günü cemaate açılacak olan caminin kalan eksikleri tamamlanıyor.

Ereğli’de aralık ayında elektrik kontağından çıkan yangın sonrası kullanılmaz hale gelen yaklaşık 300 yıllık Pestilci Mescidi, ummalı bir çalışma sonrası yeniden ibadete açılıyor. Baştan sonra yenilenip Çini ustasının el işi motifleri ile yeniden hayat bulan tarihi mescit, önümüzdeki hafta başı yeniden hizmete açılacak. 

Çatısından merdivenlerine, iç dizaynından dış cephe boyasına kadar baştan sona yenilenen mescidin restore çalışmalarında sona gelindi. Kaşi Seramik’in Çini ustası Sümeyra Bilgin Gündoğdu, mescit içinde nakkaş çalışmalarını sürdürüyor. Mescit, önümüzdeki hafta başına yetiştirilmesi için çalışmalar devam ediyor. 

Mescitin çalışmaları hakkında bilgi veren İhsan Gökalp, “Hava şartları müsaade etmedi. Havaların soğuk olması sebebiyle inşaata başlayamadık. İnşaata 2 ay kadar önce başladık. Hayırsever dayı yeğen tarafından mescidimiz bu hale getirildi. Onların yarımıyla bu hale getirildi. İnşallah pazar günü de açacağız. Eskisinden daha güzel oldu. Mescidimiz oldukça eski. 300 yıllık bir tarihi var. Zaman içerisinde tadilatlar görmüş. Yeniden hizmete açacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül himayesinde 320 büyük Selçuklu mirası belgelendi

ANKARA - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün himayesinde gerçekleştirilen Büyük Selçuklu Mirası projesinin ilk etabı tamamlandı. Proje kapsamında 12 ülke ve bir muhtar cumhuriyette 120 bin km karayolu kat edildi. 50 bin kare fotoğraf ve onlarca saat video kaydı yapıldı. Proje sonucunda 250’yi aşkın şehir, belde ve köye gidilerek 320 Selçuklu eseri foto ve video ile belgelendi. Çalışmanın sonucunda Büyük Selçuklu mirasını anlatan 180 dakikalık belgesel hazırlandı. 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün himayesinde, Selçuklu medeniyetine ait mimari eserlerin ve müzelerde bulunan taşınır kültür varlıklarının belgelenmesi amacıyla gerçekleştirilen ‘Büyük Selçuklu Mirası’ projesi törenle tanıtıldı. Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen tanıtım toplantısına Cumhurbaşkanı Gül’ün yanı sıra TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, TBMM Başkan Vekilleri Sadık Yakut ve Mehmet Sağlam, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve birçok davetli katıldı. Sunuculuğunu Tarihçi Yazar Talha Uğurluel’in yaptığı program proje kapsamında hazırlanan 180 dakikalık filmin kısa gösterimi ile başladı. Proje kapsamında 120 bin km karayolu kat edildi. 50 bin kare fotoğraf ve onlarca saat video kaydı yapıldı. 12 ülke bir muhtar cumhuriyet olmak üzere 250’yi aşkın şehir, belde ve köye gidildi. 320 Selçuklu eseri foto ve video ile belgelendi. Çalışmanın sonucunda Büyük Selçuklu mirasını anlatan 180 dakikalık belgesel hazırlandı. Ayrıca 2 ciltlik Büyük Selçuklu Mirası fotoğraf albümü ve 3 ciltlik bir mimari eser hazırlandı. 

Proje koordinatörü İbrahim Yavaş, Büyük Selçuklu Devleti’nin eserlerinin bugüne kadar ulaşan eserlerinin belgelenme çalışmasının yapılmaması nedeniyle çalışmayı yaptıklarını söyledi. Ermenistan’dan Azerbaycan’a Suriye’den Filistin’e 12 ülke ve bir muhtar cumhuriyetinde çalışmalar yürüttüklerin belirten Yavaş, “Proje sonucu 320 eserin envanter çalışması yapıldı. Sadece mimari eserler değil müzelerde de çekimler yaptık. Bazı ülkelerde Sayın Cumhurbaşkanımızın devreye girmesi ile çalışma yaptık. Proje sonucunda 3 ciltlik bir eser ortaya çıkardık.” diye konuştu. 

Eserin İngilizce çevirisini yapan Türk dostları tarafından kendisine ‘Kadriye’ adı verilen Amerikalı yazar Katharine Branning konuşmasını Türkçe gerçekleştirdi. Büyük Selçuklu mirasının kendisine ilerleme ve yeniliği destek eden bir kültürü gösterdiğini belirten Branning, "Bir kültürün en önemli mirası sonraki kültürlere bıraktığı değerlerdir." dedi.

Programda, Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı öğretim elemanlarının hazırladığı konser icra edildi.

"SELÇUKLU, TÜRK MEDENİYETİNİN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİSİDİR"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, geniş bir coğrafyada çok önemli bir çalışmanın yürütüldüğünü söyledi. Bir devletin çatısı altında olan bir coğrafyada bugün onlarca devletin bulunduğunu belirten Gül, "Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Büyük Selçuklu devleti Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan ve kültürel hayat çizgimize önemli bir katkısı vardır. Horasandan başlayan büyük Türk göçü Yemen Mısır ve Akdeniz’ e Selçuklular tarafından uzandı ve tüm buralarda Türk rüzgarı esti." dedi.

Selçuklular vakıf üzerinden bir çok eserde kendilerine has mimarı bir tarz benimsediklerini anlatan Gül, "Büyük Selçuklu devleti şanlı tarihimizde kendisinden daha sonra kurulan Osmanlı ve Türkiye cumhuriyetine temel taş olmuştur. Selçuklu Türk medeniyetinin temel taşlarından birisidir. Tarihimizde geniş geniş sayfalarla anlatırız Selçukluların bunun en önemli yerini alır. Bir çok önemli alim ve şairin yetişmesine vesile olmuştur.” şeklinde konuştu.

Edebiyat mimari eğitimden musikiye ordu ve devlet yapılanması birçok alanda zirveye ulaştığını belirten Gül, "Beraber yaşamayı farklı kültür din ve inançtan insanlarla beraber yaşamayı başarmıştır. Ahmet Yesevi Mevlana, Yunus ve Abdulkadir Geylani gibi tasavvuf ve ilim alanında çok güçlü sesler olmuşlardır. Selçuklular Maneraünnehir’den Horasan’a gelmiş, Malazgirt zaferi ile Anadolu’ya gelmişler. Anadolu bu dönemde bizlere yurt olmuş kültür ve sanattaki zengin eserlerin yanı sıra medeniyetler arası uyum konusunda en önemli merkezlerden biri olmuştur.” açıklamasında bulundu. 

"BU BİR ENVANTER ÇALIŞMASI OLARAK GÖRÜLMEMELİ"

"Günümüzde bu büyük medeniyete sahip çıkmak ve vefa göstermek bizim vazifemizdir" diyen Gül şunları söyledi: "Biz bu gemiye sahip çıkarak Selçuklu döneminden gelen bütün eserlerin hakkı ile korunmasını sağlamalıyız. Projemiz böyle bir anlayışla doğdu bize sunulduğunda Cumhurbaşkanlığı olarak himayemize almayı uygun gördük. Özbekistan’dan Ermenistan’a Gürcistan’dan Irak’a Türkiye’den Suriye’ye birçok ülkeye saçılan büyük bir coğrafya var. Bu çalışmalar toparlanırken bu ülkelerin değerli yöneticileri yardımda bulundu. Bundan dolayı bu değerli dostumuz olan komşumuz ülkeler başka olmak üzere hepsine teşekkür ediyorum ortak mirasın ortaya çıkmasına katkı sağlayıp müsaade ettikleri için. Bu bir envanter çalışması olarak görülmemeli. Bunlardan ilham alınmalı ve bugün ki çağa yansıtılmalı."

PROJE KAPSAMINDA 12 ÜLKE’DEKİ 320 ESER FOTOĞRAFLANDI

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün himayelerinde 2009 yılı Kasım ayında başlatılan ‘Büyük Selçuklu Mirası Projesi’, Anadolu topraklarıyla sınırlı kalmayıp, yurtdışındaki müzelerde bulunan eserleri de kapsayan bir envanter çalışması niteliğini taşıyor. Yaklaşık 36 ay süren projeyi, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) denetiminde Konya Aydınlar Ocağı Derneği yürüttü. Kısa vadede Büyük Selçuklu Devletine ait eserlerin toplu bir envanterini çıkarmak amaçlansa da, uzun vadede Türkiye dışındaki kültürel mirasımız tespiti, dolayısıyla bu eserlere sahip çıkılması amaçlanıyor. Bu sayede gerek restorasyon çalışmalarına gerekse bilimsel çalışmalara ciddi bir zemin hazırlanmış olacak. Proje kapsamında, Afganistan, Azerbaycan, Ermenistan, Irak, İran, İsrail, Mısır, Özbekistan, Suriye, Türkmenistan, Türkiye ve Yemen ile özerk cumhuriyet olan Nahcıvan'daki Selçuklu mimari eserlerinin son durumlarının tespit edilip, fotoğrafları ve görüntülerinin çekildi. Tespit edilen 12 ülke ve bir muhtar cumhuriyet sınırları 320’den fazla Büyük Selçuklu eseri fotoğraflanarak kayıt altına alındı. Ayrıca bu ülkeler dışında Amerika, Almanya, İngiltere, Fransa, Suriye, İran’daki Selçuklu koleksiyonuna sahip müzelerde bulunan mermer, ahşap, çini, sikke, kilim, halı, yazma eserler ile madeni ve taş eserler fotoğraflanacak ve kısa bilgilerle tanıtıldı. Mimari eserler ayrıca çekimleri yapılarak bir belgesel haline getirildi. Fotoğraflanan eserlerin 3 ciltlik bir albüm halinde yayımlanması ve tüm çalışmaların 120 dakikalık bir belgesel haline getirilmesi de proje kapsamında.

BM temsilcileri Eyüp’te

İSTANBUL - Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu, Birleşmiş Milletler (BM) temsilcilerini ağırladı. Görüşmede Kavuncu; yerel yönetim ile ilgili deneyimlerini BM Genel Kurul Başkan Yardımcısı, Daimi Temsilcisi Dr. A.K Abdul Momen, Daimi Gözlemci Narinder Kakar ve Peace Islands Müdürü Mehmet Kılıç’a aktardı.

Senelerdir ekonomi dersleri veren, 2010’da UNICEF Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirilen Dr. Momen, Kavuncu gibi 5 çocuğu olduğunu belirtti. Momen, dünya çocukları için önemli faaliyetleri bulunduğunu da bildirdi. 

Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu, eğitime ve çocuklara yönelik icraatlarını anlattı. Belediye olarak eğitime büyük önem verdiklerini vurgulayan Kavuncu, görüşmenin ardından konuklarına el yapımı çini Eyüp minyatürü hediye etti. 

Heyet, daha sonra Başkan Yardımcısı Şengül Kocabaş ile Şeker Hayat Atölyesi’ne gitti; burada yürütülen faaliyetlere dair detayları aldı. Çocukların yaptığı ürünleri yakından inceleyen ve beğenen heyet, hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmedi. Şeker Hayat öğrencileri ise heyete yaptıkları ürünlerden verdi. BM temsilcilerinin, son durağı Pierre Loti Kahvesi oldu. 

Çini Taşlı Ahşap Kalemlik ve Kartvizitlik


Beyaz ahşap üzerinde İznik çini taşı, mavi lale motifli kırmızı ile kombin özel hediye arayanlara kusursuz bir takım. Kadife kaplı şık ahşap kutusu ile vip bir sunum.




Ahşap Kalemlik ve Kartvizitlik

10 Ekim 2013 Perşembe

Enginar Desenli Şam İşi İznik Çini Tabak 32cm




Enginar Desenli Şam İşi İznik Çini Tabak 32cm


El Sanatları


El sanatları
 kişinin kendi elleriyle üretimde bulunduğu hobi ve aktiviteleri kapsayan bir sanat dalıdır. Bu üretim zevk ya da ticari amaçlı olabilir. Bazı el sanatları yüzyıllardan beri geçerli olan geleneklere dayanmaktadır.
El Sanatları insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır. İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak, giyinmek ve korunmak amacı ile ilk örneklerini vermiştir. Daha sonra gelişerek çevre şartlarına göre değişimler gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır.

İznik Çini Tabak Tavus Kuşu Motifli

İznik Çini Tabak Tavus Kuşu Motifli 30cm, Klasik İznik Çini tavus kuşu motifi cennet bahçesini tasvir etmektedir. 

3 Ekim 2013 Perşembe

Homaizi Koleksiyon

Çini Tabak Şam İşi 30cm , En çok ev hediyelerinde tercih edilen şam işi İznik çini tabağımız. 
Bu sanat eseri ürünümüzün 1545-1550 tarihlerinde çizildiği tahmin edilmektedir.
Homaizi koleksiyon.
 



Şam İşi İznik Çini Tabak

25 Eylül 2013 Çarşamba

Rüzğarlı Bahçe İznik Çini Tabak

Rüzgarlı Bahçe 30cm İznik Çini Tabak,Bulut formundaki bordürleri sağa sola savrulmuş nar ve lale desenleri ile kapalı havada ki rüzgarlı bir bahçeyi çağrıştırmaktadır. İznik çini sanatcılarından eşsiz bir çalışma.



Rüzgarlı Bahçe