1 Ekim 2014 Çarşamba

Çini Nedir ?

Çini dediğimiz el sanatı aslında, toprağın pişirildikten sonra şekil verilip kova, testi, tabak, vazo, sürahi gibi eşyalar üretilmesidir. Aynı zamanda fayans, porselen tabak, seramik gibi eşyaların süslenmesinde kullanılan bir yüzünde sır olan, diğer yüzü boş,birbirinden renkli dekor ve motiflerle işlenmiş kaplama malzemesine ve bu malzemeyle işlenmiş eşyalara çini, yapılan bu süslemecilik işine de çinicilik denir.
Türk çinicilik tarihi ilk olarak Müslüman Türk devletlerinden ta Karahanlılar’a kadar dayanmaktadır. Buradan da anlayabileceğimiz gibi çini sanatı bin yılı aşkın bir geçmişe sahiptir.
Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları’ysaçiniyi,özellikle mimari süslemelerinde sıklıkla kullanmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla da yepyeni bir dönem başlamıştır.
İlk Osmanlı dönemi İznik çinilerinde başlıca örnekleri, Bursa Yeşil Cami ve türbesinde, Bursa Muradiye Camii'nde, Edirne Muradiye Camii ve Çinili Köşk’te görülebilmekteyiz. Bunlarsa genellikle mozaik veya sırlı boya tekniği dediğimiz ince ve kaliteli işçilik ile üretilmiş çinilerdir. Bu dönem çinilerinde lacivert, mavi, turkuaz, siyah renkleri daha ağırlıklıdır ve daha çok da şekil olarak geometrik desenler kullanılmıştır.
16. yy'daise İznik'te üretilen çinilerde gerek kaliteleri olsun gerekse desen üretimi büyük gelişmeler olmuş ve Türk çini sanatı en parlak dönemlerini bu sıralarda yaşamıştır. Osmanlı, mozaik gibi teknikleri bırakmış ve sır altı boya ve sır tekniğini dediğimiz daha üst düzey teknikleri geliştirmiştir. Bunun yanı sıra saray nakkaşhanesinde yeni motifler geliştirilmeye ve üretilmeye de başlanmıştır. Kırmızı, yeşil, mavi, lacivert, turkuaz ve kahverenginin kullanımıyla İznik çinilerinde yeni bir devir yaşanmaya başlanmıştır.
İşte böyle köklü bir hikayeye sahip olan Türk Sanatı hakiki çinileri bulmak ve uygun fiyata, kaliteyle evinizi güzelleştirmek için sizleri iznikcinievi.com’a bekliyoruz.
Hediyelik çini, çini tabak, çini takı gibi birçok kategorilerimiz, tam ihtiyaçlarınıza yönelik. 

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Haliç Desenli Cep Aynası Çini,Doğum Günü,Bayana Hediye,Hediye,İznik Çini,Makyaj Aynaları

Haliç Desenli Cep Aynası Çini,Doğum Günü,Bayana Hediye,Hediye,İznik Çini,Makyaj Aynaları




12 Ağustos 2014 Salı

ÖRNEK ÇİNİ DESENİ

İznik çini deseninde Tavus kuşu cennet kuşu olarak simgelenmektedir.
  • Tavuskuşu, Antik Yunanistan'da tanrıça Hera'nın simgesidir. Tanrıçaya hizmet eden çok gözlü dev ArgosHermes tarafından öldürülünce, tanrıça devin gözlerini tavuskuşunun kuyruğuna serper.
  • Yezidilik inancında Tanrı Azda tarafından yaratılan, kendisine evreni ve insanları yaratma görevi verilen Melek-Tanrının simgesidir.
  • İslam inancında bolluk, mutluluk, refah gibi iyi kavramlarla özdeşleşmiştir.





8 Ağustos 2014 Cuma

Mustafa Kemal Atatürk Baskılı Çini Tabak 30cm

Mustafa Kemal Atatürk Baskılı Çini Tabak 30cm


Mustafa Kemal Atatürk Baskılı Çini Tabak 30cm,

Mustafa Kemal Atatürk Baskılı Çini Tabak 30cm,

5 Kasım 2013 Salı

Terfii Hediyesi Vip İznik Çini Tabak

Terfii Hediyesi Vip İznik Çini Tabak, Eşsiz mavi laleler ve nar desenleri ile sanat eseri bir çalışma.

Çini Tabak

Bakan Çelik, kendisini ağlatan ünlü oyuncuya koltuğunu devretti

ANKARA - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde, 23 Nisan Ulusal Çocuk Bayramı dolayısı ile koltuğunu ‘Babam ve Oğlum’ filminin sevilen çocuk oyuncusu Ege Tanman’a devretti. Filmin kendisini ve ailesini ağlattığını söyleyen Bakan Çelik, bakanlığının bu tür koltuk değişimlerine alışık olmadığını belirtti. Tanman da bugünün önemine dikkat çekti. Tanman, çocuk işçiliğinde düzenlemeler içeren değişiklik teklifini Bakan Çelik’e sundu. 

Bakan Faruk Çelik, Oyuncular Sendikası Genel Başkanı Mehmet Ali Alabora’yı ve yönetim kurulu üyesi oyuncuları makamında kabul etti. Mehmet Ali Alabora, Ali Kemal Sayın, Şebnem Sönmez, Tuba Erdem ve Babam ve Oğlum filminin ünlü çocuk oyuncusu Ege Tanman’dan oluşan heyet, 23 Nisan Ulusal Çocuk Bayramı dolayısı ile Bakan Çelik’e çocuk işçiliği ile ilgili bir yasal değişiklik önerisinde bulundu. Özellikle oyunculukla ilgili çocukların çalışma şartlarını düzenleyen teklifi sunan sendika temsilcileri, Bakan Çelik’ten destek istedi. 

"TALİMATLAR AĞIR OLMASIN"

TBMM açılışının 93. yıldönümü vesilesi ile oyuncuları Bakanlık'ta ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çelik, bugün bir anlamda çocukların günü olduğunu belirterek, bu anlamlı günü çocuklara armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bugünün anısı ile rahmetle andığını söyledi. Daha sonra sözü koltuk değişimine getiren Çelik, koltuk değişimin kendi bakanlığı için pek yaşanmayan bir olay olduğunu dile getirdi. Fakat Babam ve Oğlum filminin sevilen çocuk oyuncusu Ege Tanman’ın koltuğa oturmak için geldiğini belirten Çelik, Babam ve Oğlum filmini izlerken ailecek duygulandıklarını ve ağladıklarını söyledi. Çelik, konuşmasının ardından bu anlımlı günde koltuğu Ege’ye devrettiğini kaydederek, talimatların ağır olmaması isteğinde bulundu.

ÇALIŞAN ÇOCUKLARA DİKKAT ÇEKTİ

Bakan Çelik’in koltuğuna oturan Ege Tanman da sözlerine TBMM’nin kuruluşunun 93. Yıldönümü dolayısı ile 23 Nisan Ulusal Çocuk Bayramı’nı kutlayarak başladı. Bu vesile ile çalışan çocukları ilgilendiren bir açıklama yapmak istediğini dile getiren günün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Tanman, şöyle konuştu: "Dünyada ulusal ve uluslar arası sözleşmelere aykırı olarak çalışan çocuğun oğlunu biliyoruz. Türkiye’de TÜİK’in açıkladığı çocuk işgücü verilerine göre de 893 bin çocuğun çalışma hayatında olduğu görülmektedir. Bakanlığım bu önemli sorunun çözümü için kamu kurum ve kuruluşları, işçi ve işveren kuruluşları, STK’larla ve üniversitelerle işbirliğini sürdürmektedir. 2005-2015 program dahilinde bazı projeler bakanlığım tarafından yürütülmektedir." diye konuştu. 

Çocuk işçiliğinde şartların iyileştirilmesi için ne gibi çalışmalar yapacakları yönündeki soruya da Tanman, tarafların da katkısı ile iş kanunun 71. Maddesinin ek 1mevzuat çalışmasının yürütüldüğünü, bu çalışmanın sona gelindiğini ve bir çocuk oyuncular kampanyasının hazırlandığını bildirdi. 

FARUK ÇELİK'TEN YENİ BAKAN TANMAN'A SORU

Günün Bakanı Tanman’a bir soru yönelten Faruk Çelik, 15 yaşından küçük çocukların çalışmasının yasak olduğuna dikkat çekerek, fakat sanatsal ve kültürel faaliyetlerde çocukların çalışabileceği, dayanak olarak ta İLO sözleşmesi AB direktifleri olduğunu belirtti. Bununla ilgili bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunun görüldüğünü ifade eden Çelik, sivil toplum örgütleri ile bu işin bir noktaya gelmesi gerektiğini, taraflarla bu sorunu nasıl çözeceklerini sordu. Çelik’e cevap veren Tanman, şu ifadeleri kullandı: "Bunun için STK’larla çalışmalarını sürdürüyoruz. Çocuk işçiliğinin önlenmesi için zamana bağlı program ve politikalar çerçevesinde, bakanlığımız ve taraflar iş kanunun 71. Maddesinin ek 1 mevzuat düzenlemesini gerçekleştiriyoruz."

ALABORA: TEKLİF HİÇ BEKLETİLMEDEN MECLİSE İNMELİDİR

Bir gazetecinin sorunun çözümünde işçi ve işverenlerle görüşmenin zorluğuna dikkat çekmesi ve bu konuyu nasıl çözeceklerini sorması üzerine de Tanman, sözü Oyuncular Sendikası Genel Başkanı Memet Ali Alabora’ya attı. Çocuğun söz konusu olduğu yerde işçi ve işveren pazarlığının söz konusu olamayacağını belirterek, "Çocuklar hepimizin önceliği olmalı. O yüzden koordinasyon çalışması ile bir yasa teklifinin bence acilen hemen yarın TBMM’ye indirilmesi gerekiyor. Bu çalışma çocuk işçiliği ile ilgili sembol bir çalışmadır. Çocuk işçiliği hiçbir şekilde mazur görülecek bir şey değildir. Tek istisna kültürel ve sanatsal faaliyetlerde çalışan çocuklardır, o da çok kısıtlıdır. Zaten hazırlanan yönetmelik taslağı da uluslar arası standartlarına göre çok kısıtlı bir hale getiriyor. Onun için bu çocuk işçiliği için sembol bir çalışma." sözlerini dile getirdi. 

BAKAN ÇELİK'TEN DESTEK SÖZÜ

Konuşmaların ardından Tanman, bakanlığa sunulan teklif ile ilgili bilgi verdi. Teklifin çocukların iş koşullarının, çalışma sürelerinin ve sağlık sorunlarının düzenlenmesini kapsadığını belirtti. Daha sonra Bakan Faruk Çelik, Tanman’a kalem hediye ederek, getirilen teklifin dikkate alınacağını ve destekleneceğini bildirdi. Çelik, oyuncu Alabora’ya da çini hediye etti. 

Osmanlı'nın 'Arz Odası' yenilendi

İSTANBUL - Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetildiği İstanbul’daki Topkapı Sarayı’nın ‘Arz Odası’ restore edildi. 616 bin lira harcanarak orijinal dokusuna kavuşan odada, Osmanlı İmparatorluğu devlet görüşmelerini yapıyordu. 

İstanbul İl Özel İdaresi tarafından 2011 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları sarayın en özel alanlarından birini kapsadığı için çok titiz bir şekilde yürütüldü. Topkapı Sarayı’nın üçüncü büyük kapısı Babüssaade’den girilince hemen karşıda yer alan odanın, döneminde devlet görüşmelerinin yapıldığı ve önemli konukların ağırladığı alan olduğu biliniyor. Dönemin ihtişamını ve göz alıcı havasını geleceğe taşımak için özenli bir çalışma yürüten restorasyon ekibi, yapının eski fotoğraflarından da yararlandı. Ön yüzdeki değerli çini ve levhaların bulunduğu alan, kalem işleri ve maruzat kapısı bölümlerindeki çini panoları aslına uygun olarak yenilendi. 
Çalışmalar sırasında dış cephe üzerinde daha önce yapılmış sıvama nedeniyle ortadan kaybolan kalem işi izlerine de rastlandı. Bu bölümde yer alan kalem işi örnekleri de yenilerek eserin kaybolmuş önemli bir parçası da yenilenmiş oldu. 

DİNLEMEYE KARŞI ZAMANIN ÖNLEMİ ÇEŞME

Günümüzde de büyük önem verilen devlet işlerinde gizliliğin sağlanması için Osmanlı Sarayı’nda da bazı tedbirler alındığı biliniyor. Bunun için Arz Odası’nın tek parçası olan çeşmenin de bu amaçla yapıldığı ve su sesi ile odada konuşulanların dışarıdan duyulmasının engellenmesinin amaçlandığı tahmin ediliyor. Bu çeşme de çalışma kapsamında yenilendi. 

Arz Odası’nın Fatih Sultan Mehmet zamanında yapıldığı tahmin ediliyor. Tanzimat dönemine kadar Osmanlı padişahlarının devlet görüşmelerini yaptığı küçük bir salona sahip olan yapının içinde III. Mehmet tarafından yaptırılan bir taht bulunuyor. Tahtın üzerindeki süslemeler ve odanın perdelerinden eşyalarına kadar bütün unsurları inci ve zümrüt taşlarıyla süslenmiş. Tahtın yanında bronzdan yapılmış süslü bir ocak bulunuyor. Babüssaade tarafındaki ‘Maruzat Kapısı’, soldaki kapı ise ‘Pişkeş Kapısı’ olarak adlandırılıyor. Dışarıdan gelen ve huzura kabul edilecek olanlar Maruzat kapısından girerlerdi. Elçilerin sundukları hediyeler de soldaki ikinci kapıdan içeri alınırdı.